Wednesday, 27 May 2026

duygu

 neler neler oldu hayatta. 2 haftadir bitigim. 

14 Nisanda atmisim o ilk postu. Ve sonrasi da 14 Mayista oldu. O kadar sey exactly 1 ayda mi olmus? Nasil bokunu cikarmisiz! Belki yillara bedel hisler / paylasim / birliktelik. Ozellikle de son 2 haftanin  rahat 2 ay gibi hissettirdigi dusunulunce.

Dunku yine sicak sohbetten sonra ilk defa bugun az once okudum 14 Nisan postunu. Ne kadar cok korkum dogru cikmis ama beklemedigim yerden gelmemis. O postuma bir de bugunden bakayim:

Paragraf 1:
Sabah/aksam konusmaktan, daha da abartip her firsatta bulusmak, ve sonra hic konusamamak. Daha baslamadan isin icine korkuyormusum. Basladi ve beraber yedik boku. Ama yine de benimdir kaynagi (benim abartili tempomla yasadik ve o da kapildi)

Paragraf 2:
Herkese ondan bahsetmekten korkmustum jinx ederim diye. Onun da bi noktada dilini isir, bu is bozulmasin gibi bisi dedigini hatirliyorum yasanirken. Aklimdan (ve umarim hayatimdan) hic cikmaz.

Paragraf 3:
Adi konuldu. Buldumcuk olundu (bi gun dusta kendime soyledigim seyi aramizda o seslendirdi). Ben baslamaya acele etmekten ya da gec kalmaktan korkarken; hic aklima gelmemis cok hizli, cok yogun yasamaktan da korkmam gerektigi. Ama o kadar dogru biri ki, o kadar kafa dengi ki, zekasi, delilikleri her seyi cok ozel kildi. Guzeldi ya! Yanlis tempoda/yogunlukta yapmis olsak da!

Paragraf  4:
Evet. Yanilmamisim o gun 20-25 yil derken. Basak'i kastetmistim. Su anki hissiyat aynen oyle. Sadece cok taze duygularim diye "en az o kadar, ondan bile dogru / yogun" vs. demek istemiyorum. O konuda verdict'imi bir kac sene sonra yapayim. Ama su anda sunu diyeyim: Bence oyle dusunecegim yillar sonra bile. Umarim bu sefer "asil o kisiydi" diye UZAKTAN diyor olmam. Hala umudum var bu isin donebilecegi hakkinda. Daha dogru, daha saglikli bir hizda. 2 zeki insan bence basaririz.

Paragraf 5:
O gun bile biliyormusum temkinli oldugunu. Kapildi iste. Zaten ondan sonra da ona pisman oldu. Ben niye durdurmadim bazi seyleri diye.

Paragraf 6:
Bir daha olabiliyormus. Bir tek insana bakiyormus her sey. Bulunmusken gonul ister ki yenisine denk gelmek gerekmesin ama olabiliyormus.

Paragraf 7:
Nothing to add

Paragraf 8:
Exponential ilerleyis hic durmadi. Ta ki elimizde patlatana kadar. Guzeldi be ama. Burdan dondurursek, o heyecan da guzel bisey oldu ikimize de. Bence her turlu bi zaman sonra o gunleri ikimiz de guzel hatirlariz. Yanlis tempodan cikardigimiz derslerle, birbirimize ve ozellikle cocuga gerekli alanlari da birakarak, cok daha saglikli cok daha sustainable bir iliski insa da edebiliriz. Ama iste?! Deneyecek miyiz bi daha? Yine de given the time, guzel hatirlanacaktir.

Paragraf 9:
O tek opusulen ruya neymis ki! Aslinda ruya gibi bir ay yasadik. Hem de canli canli! 

Yalniz bu paragrafta yazdiklarimin asil onemli kismi o degilmis. Bugunden bakinca oyle sikintili cumleler/kelimeler goruyorum ki travmalarimi gosteren. "Default yapmam gereken seyler" yazmisim, "yeteri kadar yapabiliyor olup olmamamdan endiseleniyor olayim" demisim. Tesekkurler Ira! Ben sadece iliskiye cesaret edememe travmasi biraktin saniyordum. Meger aslinda hep beni suclu hissettirecek, yetemedigime dair oynadigin soguk savas; hicbi lafi 10-20 kere de anlamaman asil damage'mis. Anca simdi farkina vardigim bi yara/bi travma birakmissin: Aksiyonlari gorebilecek, zeki birine kendimi defalarca farkli (ya da ayni) kelimelerle tekrar tekrar aciklama zorunlulugu hissetmem! Hicbir seyi yapmam gerekir diye yapmadim; icimden oyle geliyordu neyseki. Ama kim bilir kac kere fazla fazla acikladim o altini cizdigi gunden once de. Ve cabasi, bunun da onun bir travmasini trigger etmesi! Ne talihsiz bir 'match' bu ikimizin de en "ciddi" iliskisinin biraktigi travmalarin birbirini tetiklemis olmasi. 

Gerci asil sorun o degildi. Bunu asardik, asariz. O bi 'wake-up call' oldu. Islerin sogumaya baslamasi oyle oldu. Neyse omur boyu Ira 'excuse'ina siginacak degilim ya. Daha simdiden son 2 hafta ne kadar cok farkina vardim ve elimden geldigince o instict'leri durdurmaya calisiyorum. Kac kere Duygu'yu arayip bunlari soylemek istedim son 2 haftada.Neye yaniyorum en cok: Elalem suslu guzel laflar eder, aksiyona gelince hicbir sey cikmaz. Bense (o da biliyordur) aksiyonlarimda falan bencil davranmadim, ama laflarda sictim. Nays!

Acik acik konusuruz kisminda yanlis bir assumption yapmisim ama, cunku o baska insan. Herkesin tarzi farkli: kacip icine kapanmayi sececegini ongorememisim - ozellikle de boyle cok yogun gecen bi doneminde. Gerci dogru hizda yasasak onu basarirdik bence ya neyse. Gene de eger bir gun donecek olarsak konusmak lazim, butun sorunlarda boyle full icine kapanip iletisimi bitirmek mi tarzin diye?! Evet isine geliyorsa tarzi bir sey derse oturup guzelce dusunmem lazim.

Paragraf 10:
Yasananlardan sonra sanirim kaybetsem bile short/mid-term cok cok koyacak olsa da dukkani kapatmak cikarimi da yanlismis. Varmis bi yerlerde birileri. Olabiliyormus.

Paragraf 11: 
Evet cok asti sinirlarini. Zaten o yuzden kendine kizgin oldugunu, bocaladigini dile getirdi. Bu uzuntulere gerek yok demisim o gun. Ama guzeldi bea! Yasanirken superdi! En kotu senaryoda bile, belirli bir sure gectikten sonra da cok guzel hatirlanacak yasananlar. Onun icin deger simdilerde/baslarda cekilen acilara ya da alinan risklere.

Paragraf 12:
Burda cocuktan bahsederken daha bir araya gelecegimizden emin degildim. Bir hayali dusunmustum o gun. Fakat cocugun varliginin beni bilinmez sulara atacagini ve anlamadigim/bilmedigim konularda ne yapacagimi bilmiyor hale getireceginden emindim. Ama ben bu durumu anlarim, anlamaktan baska da yapmam gereken bisi yok ki zaten diye dusunmustum. O karar verir, dogrusunu bilir; sen de uyarsin Korhan demistim. Hafif cekinsem de dert etmemistim. Benim ilk oldugum, onun da zorlanacagi aklima hic gelmemis. Olmasi gereken her seyi biliyordur, process etmistir zaten diye assumption etmistim.

O paragrafin asil konusu gene o mesajta bahsedildi. Ben cidden degismisim. Olgunlasmisim. 2 haftadir icim icimi yiyip her dakika bu konulari detayli konusmak istesem de yapmadim. Terapi, yas ve onun o olusu. Hala baskasina olsa yapar miydim emin olamiyorum. Bi terapi bu kadar ise yarayabilir mi lan?! :)

Belki ona oyle gelmemistir ama aklimdakilerin %1'ini soylemedim. Icim icimi yese de iyi tuttum kendimi. Bi sekilde tek istedigi susman, biraz salmam dedim kendime. Ama hicbir sey yapmamak/yapamamak da zormus. 2 gun disini sordum. Baktim soguk ve kisa yaziyor. Susayim bari dedim, bari boyle siniri asmis olmayayim dedim. Sonra 2 gun zora geldin kayboldun piyasadan diye dusunur diye cekindim. Sonra bu asamada ne yapmam lazim diye sordum. Cevabini gordukten sonra gene mumkun mertebe uzatmadim. Ertesi gun disinda da sustum o yazana kadar. Gerci ilk gun ne kadar agladigimi ictigimi dusunursek cok daha fazla sacmayabilir/uzatabilirdim.  

Dip not: Cok mutluyum alkole siginmadim geri kalaninda gogsumdeki yumruyla bas edebilmek icin. Valla ben bu muyum artik? Gecenlerde Gokhan'la olanlarda da cok kontrollu olabilmistim. 

Ben doner mi burdan hic bilmiyorum ama bence hala son 3 cumlesi bu paragrafin cok dogru.

Paragraf 13:

Yine buyuk ihtimalle 1-2 adim ondeyim ondan. Ama o basta bir anne. Bir de onlarca isi var yapmasi gereken. Ev falan ozellikle. Benim gibi bos beles insan degil ki otursun sirf bu konuyu dusunsun. Kendi farkinda degildir kesin de bu kadar guclu biri olmasa, simdiye burnout olurdu. Gerci bence yine de cok zor bir donemde. Evine tasindiktan bi sure sonra anca bi rahatlar buyuk ihtimal. Bence dunku mesajlari bile guzel isaret. Biraz sakinlemis. Bu demek degil ki biz beraber olacagiz. Daha nasil asmasi gerektigini; ciddi iliski/cocuk denkleminde dusunmesi gereken bir cok sey vardir. Bu benden bagimsiz kismi. Bi de ondan sonra, iyi tamam da Korhan'la mi diye de dusunur belki. 

Bilmiyoruz ki hala birbirimizi o kadar cok. Ama bildiklerimde bile cok fazla travmatik sey yasanmis onceki iliskisinde. Tamam altindan kalkmis kendine hayat kurarken, ama yeni bir seye hazir olacak mi ever? Ya da bunlari dusunmeye ne zaman vakit bulur o da mechul. Umarim araliklarla dunku gibi sicak sohbetler olur. Sonra yavas yavas artar. Aslinda bence niyetler onemliydi. Ikimiz de oyle iyi niyetlerle (salakca, teenager'imsi olsa da) kapildik ki birbirimize, bu niyet sabit kaldikca birbirimizi ogrendikce bu iki zeki insan ne kadar guclu guzel bisey insa eder aslinda diyesi geliyor insanin ama sacma. Zaten boyle buyuk laflardan/hislerden bokumuz cikti. :) Hala denemeye deger diyeyim. Baska tempoda! 

Hizimdan (yavas ya da hizli) korktugumu soylemisim. Ama asil konu icin ya yanlis kisi cikarsa demisim. 2 haftadir tumuyle icine kapanip beni disladiginda bu korku beni tekrar sarmis farkina varmasam da. Nasil olur da hicbir sey yasanmamis gibi, yalanmis gibi benimle iletisimi bi dakikada tumuyle kapatir, bi kalemde atar beni bilincalti dusunceleriymis sanirim gogus kafesimi asil daraltan. Bunu anca dun farkettim. Ilk defa daha relaxed, benim hayatima dair sorularla sohbeti uzattiginda anladim. Elinden geleni yapiyor, bak yavas yavas sakinleyip yazabiliyor oldu. She really meant it then dedim birden. Ve gitti o gogsumdeki yumru. 

/////

Peki neydi bu yanlis tempo? 3-5 siralayarak yatayim:
* Cocukla tanistirma hizi (ama Duygu icin). Cocuk, oncesinde 1 yil beraber olsak ne bilecekti. Ona zaten sifirdan baslayacakti. 
* Cocuk icin aslinda cocugun hosuna gidecek aktivitelerin (ev ici, disi) odakta oldugu seyler yapilmaliydi gun icinde (misal o bikac saatlik monopoly gibi). Biz ne yaptik? Gunun cogunu birbirimizle gecirdik. Beraber bisey izlenebilirdi cocukla. Bouldering, masa tenisi, tenis ot bok gibi onun ilgisini cekecek seyler ya beraber yapilirdi (en basta bu da diil), ama asil o kendisi ya da arklariyla sevdigi seyleri yapabilecegi yerlere goturulurken biz kenarda konusabilirdik. 
* Misal aksamustu ya da yemekten sonra ben hep yuruyuse cikarim gibi bir sebeple onlara mother-son vakti birakabilirdim bi tik. Yuruyus de bana kotu gelmezdi yani. :/ ya da ben Gasaray macini izlicem diip odama cikabilirdim (ne yani omur boyu mac izlemicek miydim ki). Ya da baska bisi bakabilrdim Youtube'dan 1-2 saat
* Daha cok yine de Utrecht'te bulusulabilirdi. Neticesinde burda yapacak daha cok sey bulduk ama orda onun evinde geciriyorduk nerdeyse her dakikayi
* Bi de last but not least, bok mu vardi yani her haftasonu bulusmaya. Araya bosluklar atilabilirdi. Bazen de cocugun olmadigi hafta ici aksamlari 1 haftaici aksam beraber gecirebilirdi gerekirse digerinin evinden calisarak ertesi gun. Zaten butun isler patlamadan bi kac gun once, ilk sinyaller gelmeye baslamisti: "sen kendine ayirdigin vakitleri ozlemiyor musun. sadece ben olamam" diye ozetleyebilecegimiz. Ki ozluyordum da. Baska "ulkelerde" yasiyoruz diye, haftaicleri gorusmuyoruz diye her hafta sonu bulusmanin ne geregi vardi mk

/////

Peki bu salakligi niye yaptik iki zeki insan? Buyuk ihtimalle onun icin de oyledir ama en azindan kendi adima bir tahminim var. O kadar hasret kalmisim ki boyle hissettigim, hissettiren birine denk gelmeye; birdenbire evcilik oynamaya basladik.

No comments: